Atölye Sergisi Sürüyor...

          RESİMLERİN KONULARI ÜZERİNE...          

          " ... Oryantalizm sözcüğünü sık sık kullanmaktan amacım oryantalist akım ya da tavrın halen süregeldiğini vurgulamak veya kendimi oryantalist saymam değildir.
Resimde oryantalizmi oluşturan ve doğu ülkelerinin yüzlerce yıl önceki yaşamlarından görünümler sunan bu tabloların konularını izleyicinin anımsaması ve kafasında canlandırmasını sağlamaktır. Ben de konularımı geçmiş yüzyılların sosyal yaşamlarından seçtiğim için, aralarında konusal ve yapım teknikleri açısından bağlantı kurabilmelerine yardımcı olmaktır. Çünkü, artık oryantalizm ve oryantalistler sanat tarihindeki, Doğu dünyasını konu alan o muhteşem tablolar da müzeler ve koleksiyonlardaki haklı yerlerini almışlardır. Geçmişte yaşanan olayları, sosyal yaşamı, farkına varamadan kaybettiğimiz ve bir daha asla geri gelmeyecek olan güzellikleri ve insanları bugün onların eserlerinde hayranlıkla izliyor ve onlardan çok şeyler öğreniyoruz.
          Konuya getireceğimiz yaklaşım ve bakacağımız açı bence şöyle olmalıdır. Oryantalizme konu olan doğunun bir parçası da biz değil miyiz ? Acaba az sayıdaki bu sanat eserleri geçmişimizin hayal edilebilen güzelliklerinin hepsini yansıtabiliyorlar mı? Daha pek çok tablolara konu olabilecek başka güzellikler ve olaylar yok mudur? Şüphesiz ki vardır.
          O halde günümüzün tüm olanaklarından faydalanarak hayal gücümüzün sınırlarını zorlayıp, geçmiş yaşama ait yazılı, basılı, görsel ne kadar kaynak, halâ sağlam kalabilen ne kadar mekân, giysi, eşya,alet bulabilirsek, sanatçı gözüyle bunları araştırıp, incelemeli ve düşünmeliyiz.
          Sonra, resim sanatının sınırsız gücünü kullanarak geçmiş yüzyılların çeşitli konularını veya sosyal yaşamından kesitleri yansıtan yepyeni kompozisyonlar ortaya çıkarabiliriz.
          Onların sadece hayal edebildikleri ya da görmek istedikleri gibi gördükleri kültürümüze, örf ve adetlerimize kendi gözümüzle ve kendi penceremizden baksak, yaptıklarımız batılı ressamlarınkilerden çok farklı ve bütünüyle bize özgü şeyler olur.
          Hatta biz oryantalizmin doğduğu XIXuncu yüzyıldan daha gerilere gidelim, XVIncı yüzyıla kadar uzanalım veya daha gerilere gidelim. Yıllardır zihnimizi kurcalamıştır, eğer o dönemlerdeki çalışmalarıyla harikalar yaratmış olan mimarlar, yapı ustaları, taş yontma, ahşap oyma, kündekâri, Edirnekâri ustaları, çini ustaları, hattatlar, kalem işi ustaları, nakkaşlar ve çarşı ressamları her karış yere, duvara, tavana, kumaşa, halıya döktükleri göz nûrunu, verdikleri emeği, ruhu, sevgiyi ve o muhteşem yeteneklerini, ince zevklerini imkanları olsaydı da resim veya heykel sanatı için kullanabilselerdi, acaba nasıl şaheserler ortaya çıkardı? Hangi güzellikleri bizlere ulaştırırlardı? Toplumsal olaylar karşısındaki tavırları nasıl olurdu? Olaylara sanatçı gözüyle nasıl bakarlardı?
          Veyahut da biz o dönemlerde yaşasaydık neleri betimlerdik? Bugün kaybolmuş olan hangi değerleri, hele o günlerin İstanbul'unun yüzlerce tabloya konu olan doyumsuz güzellikleri arasından hangilerini seçerdik?
          Bütün bunları düşünüp düşleyerek ve gerçekleştirmeyi umarak zaman tünelinde resimler yapmaya çalışıyorum. "

 

 

RESİMLERİMİN HEPSİ TUVAL ÜZERİNE YAĞLI BOYA İLE YAPILMIŞ DÜŞSEL KOMPOZİSYONLARDIR.   ASLA BELGE OLAMAYACAKLARI  GİBİ TARİHSEL GERÇEKLİK İDDİASI DA TAŞIMAZLAR.

 


 TürkçeUnder ConstructionEstá En Construcción